Genel Olarak

7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu (“Kanun”) kapsamında spor federasyonları, spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin tescili ve tabi olduğu mevzuatın belirlenmesi ile birlikte, bahsi geçen tüzel kişilikler hakkında bir kısım mali düzenlemelere de yer verilmiştir. Bu kapsamda, spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri ile yöneticilerinin tabi olduğu mali yükümlülükler ve bu yükümlülüklerin ihlâli durumunda öngörülen ağır müeyyideler, Kanunun belki de en fazla ses getiren yönü olmuştur.

Kanunun “Spor Kulüpleri ve Spor Anonim Şirketlerinin Bütçe ve Harcama İlkeleri” başlıklı 20. maddesinin 5. fıkrasında, spor kulübü ile spor anonim şirketlerinin borçlanma sınırları hakkında bir kısım düzenlemeler yapılmış; ilgili fıkranın son cümlesinde “Bu fıkrada yer alan sınırlamalardan muafiyete ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.” denilmekle, borçlanma sınırlamalarından muafiyete ilişkin düzenlemelerin Gençlik ve Spor Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından düzenleneceği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, Bakanlık tarafından hazırlanan “Spor Kulüpleri ve Spor Anonim Şirketlerinin Borçlanma Sınırlamalarından Muafiyetlerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” (“Yönetmelik”), 22/12/2022 tarihli ve 32051 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Kanun Düzenlemeleri

Kanun m. 20 uyarınca, spor kulüplerinin ve spor anonim şirketlerinin bir bütçe yılında önceki yıl brüt gelirlerinin en fazla %10’una kadar borçlanabileceği düzenlenmiştir. İlgili maddenin devamında ise bu limitlerin aşılması durumuna ilişkin bir kısım ihtimalden bahsedilmiştir. Buna göre;

  • %10’un üzerindeki borçlanmalar, halka açık spor anonim şirketleri için sermayenin çoğunluğunu oluşturan pay sahipleri veya temsilcilerinin olumlu oyu ile kabul edilecek ek bütçe ile;
  • %10’un üzerindeki borçlanmalar, diğer spor anonim şirketleri için sermayenin en az üçte ikisini oluşturan pay sahipleri veya temsilcilerinin olumlu oyu ile kabul edilecek ek bütçe ile;
  • %10’un üzerindeki borçlanmalar, spor kulüplerinde genel kurul üye tamsayısının en az üçte ikisinin olumlu oyu ile kabul edilecek ek bütçe ile yapılabilecektir.

Her halükarda, ek bütçe ile yapılacak borçlanma, önceki yıl brüt gelirlerinin yüzde ellisinden fazla olamayacaktır. İlgili fıkra uyarınca, önceki yıl bütçelerindeki brüt gelirleri, giderlerinden fazla olan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri ise takip eden yıl bu fıkradaki sınırlamaların üzerinde söz konusu brüt gelir fazlası kadar ilave borçlanma yapabileceklerdir.

Bahsi geçen fıkra uyarınca, spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin yalnızca önceki yıl brüt gelirlerinin en fazla yüzde onuna kadar ve her halükârda vadesi mevcut yönetim kurulunun olağan görev süresinin bitiminden önce gelecek şekilde borç verebileceği kabul edilmiştir. Buna ek olarak, alınmış veya verilmiş mevcut borçların vadesinin mevcut yönetim kurulunun olağan görev süresinin bitiminden sonraki bir tarihe uzatılmasının da bu fıkra kapsamında borçlanma veya borç verme olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir. Bu noktada Kanun Geçici Madde 2 ile yürürlüğü ertelenen ve hesaplama kapsamına girmeyecek ana para borcu ve faiz tutarlarının bildirimi ve hesaplanması hususlarına dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Yönetmelik Düzenlemeleri

Yönetmelik ile birlikte, m. 4/1-c düzenlemesi ile, brüt gelirin “Bağımsız denetime tabi spor anonim şirketleri ile 7/9/2022 tarihli ve 31946 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Spor Kulüpleri Tarafından Tutulacak Defter ve Kayıtlar Hakkında Yönetmeliğin 17 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki spor kulüpleri için Türkiye Muhasebe Standartlarına göre hazırlanan finansal tablolardan hesaplanan gelirler toplamını; bağımsız denetime tabi olmayan spor anonim şirketleri ve aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki spor kulüpleri için Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine göre hazırlanan finansal tablolardan hesaplanan gelirler toplamını” ifade ettiği düzenlenmiştir.

Yönetmelik ile birlikte, aynı zamanda “borçlanma” ibaresinin hangi anlamı ile kullanıldığı ve hangi girdi ve çıktıların borçlanma niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Bu kapsamda, bir yükümlülük olan borçlanmanın tutarının, Yönetmelik m. 5/2 uyarınca, içinde bulunulan hesap dönemi sonu itibarıyla finansal tablolarda yer alan yabancı kaynaklar toplamı ile bir önceki hesap dönemi sonu itibarıyla finansal tablolarda yer alan yabancı kaynaklar toplamının farkı olduğu ifade edilmiştir.

Kanun m. 20’de yer alan borçlanma sınırları, Yönetmelik ile tekrarlanmış ve ek bütçenin hangi şartlar altında tesis edilebileceği de Yönetmelik m. 5’in 4 ila 8. fıkraları arasında yinelenmiştir. Yine Yönetmelik m. 6 ile, Kanun m. 20/8’de yer alan düzenlemeye paralel olarak, spor kulüpleri ile spor anonim şirketlerinin, yönetim kurulu üyelerine, bunların eşleri ve üçüncü dereceye kadar hısımlarına ve spor anonim şirketlerinin, üzerinde doğrudan ya da dolaylı hâkimiyeti bulunan kişilere borç veremeyeceği veya bu kişiler lehine rehin, kefalet, ipotek veya diğer bir teminat sağlayamayacağı, sorumluluk yüklenemeyeceği ve bunların borçlarını devralamayacağı düzenlenmiştir.

 

Muafiyet

Yönetmelik m. 7/1 kapsamında, spor kulüpleri veya spor anonim şirketleri tarafından spor tesislerinin, spor faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın alınması veya yapılması ya da spor tesisi yapmak için taşınmaz satın alınması, irtifak hakkı tesisi, kiralanması veya bu tesislerin bakım ve onarımına ilişkin borçlanmaların, yukarıda bahsi geçen borçlanma sınırlarından muaf olduğu düzenlenmiştir.

Unutulmamalıdır ki, yine Yönetmelik m. 7/2 uyarınca, bahsi geçen satın alınan taşınmazlar için yapılan borçlanmalar bakımından, Sermaye Piyasası Kurulunca oluşturulan Sermaye Piyasasında Gayrimenkul Değerlemesi Yapmaya Yetkili Kuruluşlar Listesinde yer alan gayrimenkul değerleme kuruluşları tarafından düzenlenen değerleme raporlarında belirtilen değer esas alınacaktır.

Spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerince muafiyet kapsamına girdiği kabulü ile borçlanma yapılması ve fakat bu borçlanmaların muafiyet kapsamında kalmadığının tespiti durumunda, Kanun m. 47/1’de düzenlenen cezai hükümler ile hukuki yaptırımlar gündeme gelecektir.

 

Sonuç

Yönetmelik ile birlikte, özü itibariyle Kanunda yapılan mali düzenlemelerin, borçlanma ve borçlanma sınırlarına ilişkin bölümlerinin yinelenmesi ile yetinilmiş; son bölümde m. 7 ile muafiyete ilişkin, Yönetmeliğe karakterini ve adını veren düzenleme yapılarak spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerine spor tesisi ve altyapı yatırımı yapma konusunda teşvik sağlanmıştır.

Spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin spor faaliyetlerinde kullanmak üzere taşınmaz alması kiralanması, irtifak hakkı tesisi ve bunların bakım-onarımı konusunda borçlanılması durumunda, bu borçlanmaların borçlanma limitleri içerisinde değerlendirilmemesi, başlangıç açısından olumlu bir gelişme iken; bu muafiyetin parasal değerinin gayrimenkul değerleme kuruluşlarına bırakılmış olması, ülkemizde mevcut değişken gayrimenkul ve hizmet değerleri karşısında bürokratik engel getirmek suretiyle zorlayıcı ve fakat bir yandan da afaki rakamlar ile borçlanma sınırlarının etkisiz kılınmasını önleyici bir adım olmuştur.

Adar UÇAR

Kurucu Ortak

Spor deyince geleneksel anlamda akla ilk olarak dışarıda oynanan oyunlar veya temelinde fiziksel hareketliliği barındıran aktiviteler gelse de artık özellikle “GEN Z” olarak adlandırılan Z kuşağı için bu durum bu şekilde değil.

Newzoo tarafından 2021’de yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının %81’i video oyunu oynuyor. Y kuşağı ise %77 ile hemen arkasından takip ediyor[1].  Her geçen gün artan bu rakamlar artık pek de dışarıda oyunlar oynayanların kalmadığının göstergesi haline gelmiş durumda.

Bu durum gün geçtikçe odağı daha da genişleyen ve belki de bundan 50-60 sene öncesinde hayal dahi edemeyeceğimiz bir kavram olan “Elektronik Spor” (“E-Spor”) ile tanışmamıza vesile oldu. Bu yazıda e-sporun ne olduğu, spor ve oyun kavramının birbirinden farkı açıklanarak incelenmiş ve hukuk sistemi içerisinde e-spor’un kişilere karşı suçlar bakımından bir değerlendirmesi yapılmıştır.

Spor ve Oyun Farkı

TDK tarafından sözcük anlamı “Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.” olarak tanımlanan “Oyun” kavramının kökü insanlığın geçmişine kadar dayanmaktadır. İnsanlık tarihi boyunca bütün kültür ve toplumlarda kendisini bir şekilde gösteren oyun kültürünü spordan ayırmak ise o kadar da kolay değildir.

Belirli kurallara uyularak yapılan ve yarışma amacı bulunan aktiviteler olarak tanımlanabilecek spor kavramını belki de oyun kavramından ayıran en büyük fark spor aktivitelerinde “yarışma amacı” olmasıdır. Daha çok vakit geçirmek ve eğlenmek için bir araç olan oyun kavramı, temelinde yarışmak ve kazanma isteği olan spor kavramından bu bağlamda ayrılmaktadır.

Bu noktada E-Spor ile video oyunu oynamak “Gaming”i de ayırmak doğru olacaktır. Gaming/video oyunu oynamak özünde tek başına veya oyuncu olmayan karakterlere karşı (“Bot” veya Non Player Characters “NPC”) oynanan ve temelinde karşılıklı bir yarışma barındırmayan bir aktivite olup E-Spor ise profesyonel oyuncuların geniş çaplı turnuvalar çerçevesinde canlı olarak birbirleriyle yarışmasıdır. Temelinde oyun ve spor kavramları arasındaki farka yakın olan bu tanım farklılığı gündelik hayatta her gün video oyunları oynayan ekranları başındaki bireyleri profesyonel e-sporculardan ayırmaktadır.

Türkiye E-Spor Federasyonu “TESFED”in 20/05/2022 tarihli güncel verilerine göre[2]  ülkemizde 8.650 erkek, 5.330 kadın olmak üzere toplam 13.980 lisanslı e-sporcu bulunmaktadır. Temmuz 2021 tarihinde toplam rakamın yaklaşık 5.500 olması ve yalnız 1 yıl içerisinde artışın bu denli yüksek oranda olması dünya genelinde e-spora olan ilgi ve pandemi koşulları dikkate alındığında pek de şaşırtıcı olmayan bu rakamların gün geçtikçe yükseliyor olması e-spor alanında hukuki düzenlemelerin yetersizliğini açığa çıkarmaktadır.

 

E-Sporda Seyircinin Yeri

Spor müsabakalarının en temel unsurlarından biri olan seyirciler ve seyircilerin müsabaka içerisindeki yeri ve bu duruma ilişkin düzenlemeler 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde yapılmıştır.

Peki ya sahalardan uzak bu e-sporda seyircisi nerededir? Herkesin evlerine ve ekranlarının başında olduğu pandemi döneminde izleme oranı daha da çok artan e-spor seyircisinin, Newzoo’nun araştırmalarına göre 2022 yılı boyunca dünya genelinde toplam yarım milyona[3] ulaşması beklenmektedir. E-spor seyirci sayısı bu kitle üzerinden ülke genelinde yüklü miktarlarda gelirlere ulaşılmasına neden olmaktadır.

Yeni yeni gelişen bir alan olan e-sporda seyirci kavramı ile alakalı olarak yapılan düzenlemeler maalesef sadece internet siteleri bazında kalmakta ve konu ile alakalı olarak herhangi bir hukuki düzenleme bulunmamaktadır. 6222 sayılı kanun kapsamında yapılan düzenlemelerin henüz ne çerçevede e-spor müsabakalarını kapsadığı net olmamakla birlikte işbu internet sitelerine erişim ve içeriklere ilişkin hukuki düzenlemelerin de olmaması özellikle e-spor seyircisinin yoğunluğunun 18 yaş altı olması sebebiyle risk teşkil etmektedir.

 

E-Spor’un Kişilere Karşı Suçlar Bakımından Değerlendirilmesi

Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair 6222 sayılı Kanun ülkemizde akla gelen diğer spor alanları için bağlayıcı olsa da işbu kanunda düzenlenen hususların e-spor ve internet ortamı için geçerli olup olmadığı tartışma konusudur. Müsabakalar ve spor alanlarına ilişkin alınması gereken önlemler, şike, hakaret içerikli tezahüratlar ve birçok konu 6222 sayılı kanunda düzenlenmiş olup bu hususların halı sahası internet siteleri olan e-spor için geçerlilik teşkil edip etmeyeceği hususunun netleşmesi gerekmektedir.

E-spora ilişkin düzenlenmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi hakarettir. Hakaret Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 125. maddesinde düzenlenmiştir. 6222 sayılı kanun ise hakaret içeren tezahüratlar ve seyircilerin hakaret ettiği durumları düzenlemiş olsa da e-spor müsabakalarında gerçekleşen hakaret içerikli söylemlerin TCK ve 6222 sayılı kanun çerçevesinde hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı maalesef tartışma konusudur.

Hakaret

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

TCK’da da belirtildiği üzere bir kimseye sövmek, bir kimsenin onur, şeref veya saygınlığına saldırmak hakaret olarak tanımlanabilir. Hakaret kavramına toplumun yoğun bir kesimi tarafından sporun doğasında olduğu düşüncesiyle yaklaşıldığı acı bir gerçektir. Bu nedenle internet üzerinden gerçekleştirilen müsabakalarda hakaret içerikli söylemlerin hakaret suçunu oluşturmağı, özellikle şiddet temalı oyunlarda oyunun doğasında olduğu ve kültürün bu şekilde şekillendiği yönündeki görüşler her geçen gün artmaktadır.

Bununla birlikte hakaretin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde hakaret suçu huzurda işlenmiş sayılmaktadır. İşbu nedenle öğretide genel olarak kabul gören görüş internet aracılığıyla gönderilen mesajlar veya sesli, görüntülü iletiler ile hakaret suçunun huzurda işlendiği yönündedir. E-spor müsabakaları çerçevesinde gerçekleşen hakaret içerikli söylemlerin huzurda işlenmiş kabul edilerek hakaret suçunu oluşturması ve her ne kadar bilişim suçlarında tarafların belirlenebilmesi ve ilişkili hususların tespit edilebilmesi zor olsa da bu durumun oyunun doğasında olduğu iddiasıyla önemsenmemesinin yanlış olması ve özellikle oyuncuların çoğunun 18 yaş altı olduğu online platformlarda çocukların psikolojik gelişimi açısından bu hususların önem teşkil etmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde konuya ilişkin bir düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

Yine E-spor ile bağdaştırılabilecek bir diğer ceza hukuku kavramı ise tehdittir. Tehdit suçu TCK m.106 ve devamında düzenlenmiştir.

Tehdit

Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

 Tehdit suçunun oluşması için tehdit edilen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin bir önemini olmadığı sabittir. Bununla birlikte birçok oyunun temelinde tarafların birbirlerini öldürmesine veya birbirlerine zarar vermesine dayandığı da göz ardı edilemez bir gerçektir. Bir suçun oluşabilmesi suçun manevi unsurlarından kastın varlığına bağlıdır.

Kast

Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

Görüldüğü üzere e-spor müsabakalarında tarafların birbirlerinin avatarlarını öldürecekleri veya onlara zarar verecekleri yönlerindeki tehditleri manevi unsur olan kastın olmaması ile tehdit suçunu oluşturmamaktadır. Ancak belirtilmelidir ki oyuncuların oyunda kullandıkları avatarları değil de karşı tarafı kastederek tehdit söylemlerinde bulunmaları kastın varlığı dolayısıyla tehdit suçunu oluşturur. Bu duruma örnek olarak özellikle müsabakalarda kaybeden taraflarca yapılan “Evini bulup yakacağım”, “Seni bir elime geçireyim öldüreceğim”, “Parmaklarını kıracağım” vb. içerikli söylemler verilebilir.

Yine büyük bir kesim tarafından oyunun doğasında olduğu gerekçesiyle bu tarz söylemlerin tehdit suçunu oluşturmadığı yönlerindeki iddiaları olsa da yine belirtilmelidir ki seyirci ve oyuncuların yoğunluğunun 18 yaş altı olduğu e-spor müsabakalarında tehdit suçuna ilişkin açıklık getirilmemiş olması tehlike arz etmektedir.

E-spor müsabakaları çerçevesinde değerlendirilmesi gereken kişilere karşı diğer suçlara cinsel taciz, kişinin huzur ve sükutunu bozma, özel hayatın gizliliğinin ihlali de verilebilir. Bu diğer suçların tespit edilmesi kapsamında TCK hükümlerinin uygulanacak olup tehdit ve hakaret suçlarından ayrı olarak suçun oluşup oluşmadığı hususunda yapılacak incelemede esas alınacak hususlar daha net tespit edilecektir.

 

Sonuç

Günümüzde artık geleneksel anlamdaki dışarı sporlarının yerini ekranları başındaki e-spor seyircileri ve oyuncularına bıraktığı su götürmez bir gerçek olup bu durum TESFED tarafından tespit edilen güncel lisanslı oyuncu sayısı ve bu sayının yıllar içerisindeki hızlı artışı üzerinden de gözlemlenebilmektedir. Fakat beklenmedik bir hızla sahalarda yapılan spor müsabakalarının yerlerini sahası internet olan e-spor müsabakalarına bırakması, bu online platformlara ilişkin olarak gerekli düzenlemelerin henüz yapılmamış olması, TCK ve 6222 sayılı kanun kapsamlarının işbu platformları ne derece kapsıyor olduğuna ilişkin bir netliğin olmaması  ve özellikle e-spor oyuncu ve seyircisinin 18 yaş altında yoğunlaşıyor olması e-spor müsabakaları kapsamında işlenen suçlara ilişkin düzenlemelerin yapılmasının gerekliliğini göstermektedir.

Av. Selinsu KÜLÜK

 

 

[1] https://newzoo.com/insights/articles/consumer-data-gen-z-millennials-baby-boomer-gen-x-engagement-games-esports-metaverse/#:~:text=We%20just%20launched%20our%20free,different%20generations%20interact%20with%20games.

[2] 20/05/2022 tarihinde TESFED ile yapılmış olan harici görüşmeler sonrası iletilen anlık güncel rakamlardır.

[3] https://newzoo.com/insights/articles/the-esports-audience-will-pass-half-a-billion-in-2022-as-revenue-engagement-esport-industry-growth

Ülkemizde milyar dolarlık hacimlere ulaşan spor camiasında uzun bir süredir dağınık ve çelişkiler barındıran; talimatlar ve yönetmelikler ile yürütülmeye çalışılan hukuki düzen, yoğun eleştiriler ve piyasa şartlarının da zorlaması ile çözüm hususunda odaklanmış ve neticede 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu[i] (“Kanun”) yürürlüğe girmiştir. Bu vesile ile, geçmişte en acımasız biçimde eleştirilen dağınık mevzuata, tek başına eleştirilere muhatap kılınan bağımsız bir hukuki metin eklenmiştir.

Details

Avrupa Hentbol Federasyonu 17 Kasım 1991 tarihinde kurulmuştur. 50 üye federasyonu ve iki ilişkili federasyonu bulunmaktadır ve Avrupa’da hentbolun çatı örgütüdür. Dünyanın en prestijli turnuvalarını düzenlemek ve çekişmeli hentbol maçlarını yönetmek ve planlamak görevleri arasında olan EHF’nin merkezi Viyana’da yer almaktadır. Ayrıca EHF; oyuncu transferlerinin yönetimi, taban gelişimi ve eğitim programlarına katkı, plaj, tekerlekli sandalye hentbolu vb. farklı hentbol organizasyonlarının uygulanması gibi konularda da görevlidir.

Bu yazıda EHF’nin yapısı, projeleri, kurumları ve hukuki organları incelenmiştir.

Details

Ceza şartı (cezai şart) tüm sözleşmelere olduğu gibi, sporcu sözleşmelerine de konulabilen, sözleşmeye veya sözleşmenin eki düzenleyici işlemlere (yönetmelik, talimat vb.) aykırı davranma halinde uygulanacak yaptırımlara verilen isimdir. Sporcu sözleşmeleri hukuki nitelendirme bakımından sporcuların 4857 sayılı İş Kanunu 4. maddesindeki istisnalar arasında sayılması ve Yargıtay uygulaması bakımından İş Kanunu kapsamında olmayan hizmet (iş) sözleşmeleridir.

2012 yılında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine cezai şart uygulayabilme koşulları diğer sözleşmelerden farklı düzenlenmiştir. Bu yazıda sporcu sözleşmelerinde ceza şartı kendine özgü hukuki kuralları çerçevesinde incelenmiştir.

Details

Fesih; sözleşme taraflarından birince ileri sürülmekle ve karşı tarafa ulaşmakla hukuki sonuçlarını doğuran, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan bozucu yenilik doğuran irade beyanı olarak tanımlanabilir. Bu yazıda profesyonel futbolcu sözleşmelerinin feshi; kulüp tarafından fesih ve futbolcu tarafından fesih olarak ikiye ayrılarak incelenmiştir.

Details

FIA (Fédération Internationale de l’Automobile), yani Uluslararası Otomobil Federasyonu, hedefi motor sporlarına tutarlı bir yönetim ve güvenlik getirmek olan uluslararası bir organizasyon ve dünyaca ünlü Formula 1 yarışları da dahil olmak üzere birçok yarışı düzenlemekle görevli ve yetkili olan tek kuruluştur. 20. yüzyılın erken dönemlerinde yaygınlaşmaya başlayan şehirler arası yarışların gelişmesi ile birlikte Automobile Club de France’ın (Fransa Otomobil Kulübü) dünya genelinde faaliyet gösteren 12 farklı kulüp ile anlaşması sonucu temelleri atılan FIA, 1950’den bu yana Formula 1 Dünya Şampiyonası ile başladığı süreçte motor sporlarının geliştirilmesi, adil ve güvenli yarışların yaygınlaştırılması için faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu çalışmada, Formula yarışlarında oldukça tartışmalı bir konu olan ve adilliği tartışılan, yarışı yeniden başlatarak kazananın belirlenmesinde önemli etkisi bulunabilen “güvenlik aracı” (safety car) FIA yönetmeliği çerçevesinde incelenmiştir.

Details

23/06/2022 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonu (“TBF”) Başkanı Hidayet TÜRKOĞLU tarafından yapılan açıklama ile Sportradar partnerliği ile Türk sporunda bir ilk olarak Türk basketbolunda “Şeffaflık Tescil Teknolojisi” (Integrity System) hayata geçirileceği duyuruldu. Peki dünya çapında başta Uluslararası Olimpiyat Komitesi olmak üzere NBA, FIBA, FIFA gibi büyük organizasyonlarla işbirliği içerisinde olan, sporun ve spor süjelerinin gelişimine katkı sağlamak ve daha şeffaf, güvenilir bir yapı oluşturmak adına atılan bu önemli adım “Şeffaflık Tescil Teknolojisi” tam olarak neleri içeriyor, yazımızda bu konuyu inceledik.

Details

Ayrımcılık, birçok alanda olduğu gibi spor organizasyonlarında da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Sporda yapılan ayrımcılık, sporun önüne geçmekte ve toplumsal olumsuz sonuçlarının yıllarca devam etmesine neden olmaktadır. Halbuki sporda ayrımcılık; spor organizasyonlarının yapılmasının bireysel ve toplumsal amaçlarına ters düşmektedir. Ayrımcılığın spora ve dünya derbilerine yansımasına ilişkin bu yazıda ayrıca Türkiye’deki hukuk sisteminde sporda ayrımcılığın önlenmesine ilişkin düzenlemelere de yer verilmiştir.

Details

Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna ve TFF Statüsü’ne göre kurulmuş TFF’ nin ilk derece hukuk kurullarından birisi olup 2019 yılı Haziran ayında TFF tarafından çıkarılan Uyuşmazlık Çözüm Kurulu talimatı ile bu kurulun çalışma esas ve usulleri belirlenmiştir.

Bu yazıda kurulun görev ve yetkileri, kurulun oluşumu, inceleme usulü kısaca anlatılacak olup kurula başvuru sürecinden kurulun verdiği kararlara ve kararların yerine getirilme sürecine kadar geçen safha da uygulamadan örneklerle açıklanacaktır. Kanunda, Statü’de ve talimatta yazılı olan bilgilerin uygulamada nasıl yerine getirildiği özellikle uygulayıcı meslektaşlarımız açısından önem arz etmektedir.

Details